Motosiklet sürmek

Sürmek için biraz geç kalmıştım. Sonra eğitim meselesine kafayı taktım. Bir süre sonra insanlar bana: “Abi çok iyisin.” falan demeye başladılar.

Sonrasında biraz daha ilerledim: “Kaç yıllık motorcusun?” sorularını, duymaya başladım. Sonra oturup düşündüm bir buçuk- iki senede bu kadar ileri gitmenin sırrı neydi? Ben ve benim gibiler değişik ne yapmıştık ki başarılı olmuştuk? Kısaca söylemek gerekirse iyi sürmek için:

Bütün iş sürmek te bitiyor.

motosiklet nasıl sürülür

Evet çok okumak lazım. Sürmeye başlamadan önce biriktirmek, iyilerle sürmek, sınırlarını bilmek başarıyı getiren şeyler lakin esas ileri götüren nedir?

Yine kısaca söyleyeyim:

Bunun sırrı da “Ödev İle Sürmek”. Nasıl mı? Kendimden örnek vereyim:

Omuz düşürmeyi altı ay çalıştım.
O gün süreceksem “Bu gün omuz düşürme çalışacağım .” derdim. Sürüşe başladığımda: “Omuzlarını indir!” diye kendime söylerdim ve indirirdim. Bir süre sonra yine aklıma gelirdi ve yine denerdim, yine yukarıda bulur ve tekrar indirirdim…
Bu böyle altı ay sürdü…

nasıl motorsiklet sürülür

Daha iyi olmak için sürmek lazım. Hep aynı sürüşü yapmamak, her seferinde daha iyi olmak için tekrar lazım.

Şimdi tehlike yaşadığımda hemen aklıma gelir; bir iç ses: “Omuzlarını düşür!” der. Ve yine indiririm omuzlarımı…

Bir örnek daha:

Ayaklarım ayaklıklarda (peglerde) doğru yerdedir benim sürerken. Neden? Çünkü günlerce çalıştım ve dedim ki: “Bu gün ayaklarımı doğru yerde tutacağım.” bir gün, iki gün, üç dört gün derken en sonunda oturdu.

Size tavsiyem tek bir günde tek bir konuya odaklanmaktır.

motorsiklet nasıl sürülür

Sürmek için herşeyi, ya da bir çok şeyi aynı anda yapmaya uğraşmayın. Günlere bölün.

Bir gün ellerinizi, bir gün ayaklarınızı, bir diğer gün omuzlarınızı çalışın.

Ancak temel beceriler (eller, ayaklar, omuzlar derken doğru oturuş (postür), sonra ileri bakış, sonra daha da ileri bakış. Bunlar oturduktan sonra konumlanma, çizgi, kenara yaklaşma gibi konuları ödev edinin.

Ödev ile sürmek; çok daha hızlı ve emin adımlarla ilerleyeceksiniz…

Şişli’de akşam dersinden çıkmışım. Evim ise Bakırköy’de. Herkes gibi ben de metrobüste yerimi almış Bakırköy durağına kadar gelmiştim. Oradan da dolmuşa binip eve geçeceğim. Evde de misafirler var, gırgır almış başını yürümüş. Bir an önce eve gitmek istiyordum ama nedense taksiye binmedim. O akşam o dolmuş, yolcu olmadığı için tam yarım saat hareket etmedi. İnsem mi, beklesem mi, kalkacak mı diye beklerken geçen süre tam otuz dakika. O sürede, oradan eve yürüyebilirdim de 

 Bekleyerek ne kadar da saçma bir şey yaptığımı düşündüm. Geri gelmeyecek, değerli vaktimi kaybediyordum. O zaman, artık kendi ulaşımımı kendim sağlamalıydım! İstanbul’un trafiğine de girmek istemiyordum. Bahaneler tek tek sıralandı ve birkaç gün içinde A2 ehliyet için bir kursa yazıldım 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir